Kayıtlı kullanıcılar
Kullanıcı
Şifre

Beni hatırla


Karışık fotoğraf

kantarcılar camii
kantarcılar camii
Yorumlar: 0
Mustafa Cambaz

şakirin camii
şakirin camii

            

Önceki Fotoğraf:
şakirin camii

 
 Sonraki Fotoğraf:
şakirin camii


şakirin camii
Açıklama: Klâsik camilerde bulunan çember şeklindeki avize modeli Şakirin Camii'nde de kullanılmış. ''Çember şeklindeki avizeler kubbenin yüksekliğinden insancıl boyuta indiriyor ışığı. Ama biz bunu üç çemberi iç içe koyarak yaptık'' diyor caminin iç mimarı Zeynep Fadıllıoğlu.
Avizede Allah'ın 99 ismi ve Nur Suresi yer alıyor. Üzerindeki su damlası görünümündeki camlarınsa ''ibadet eden insanların üzerine yağan rahmeti'' simgelediğini söylüyor iç mimar Fadıllıoğlu. Filtrelenen camlardansa ışığın cami içine katmer katmer girdiğini, bunda da İslami bir mana olduğunu vurguluyor.
Zeynep Fadıllıoğlu bunları söylüyor ama iç tasarımını yaptığı cami, mimarlar tarafından ibadet mekânı ciddiyetinde görülmüyor. Yani manevi havadan yoksun bulunuyor.
Aylık mimarlık ve tasarım dergisi Yapı, Ağustos 2009 sayısında Şakirin Camii’ni ele almış ve Türkiye’nin ünlü mimarlarının görüşlerine yer vermiş. İşte o mimarların caminin içiyle ilgili eleştirileri:
Prof. Doğan Tekeli: Bu camiye baktığımızda ilk izlenimimiz, bir ibadet mekânına değil de sanki bir gazino gibi, açık, ferah, çok da şıkırtılı bir yere girdiğimiz yönünde. Aydınlatılmasında dış camlar filtre edilmiş ama o filtreleme çok zayıf. Adeta, ‘Burası bir sosyete camisi ve kokteylle açılır’ gibi bir fikir doğuyor. Halk, ‘Gazino gibi ne güzel pırıl pırıl’ diyebilir.

Prof. Doğan Kuban: İçeriye girdiğinizde akvaryum ya da kahve gibi, dini ortamın ciddiyetine pek yaklaşmayan bir mekânla karşılaşıyorsunuz.
Cengiz Bektaş: İçeri girdiğimde o mihrapla tedirgin oluyorum. Mihrap içinde yerdeki halıda üç kişilik yer izi var, gerçekten üç imam mı var? Kısaca, bu yapı tasırımı, içmimarlığı ile işlevine uygun genel bir senaryoya oturmamış. Burada namaz kılanlar bir süre sonra gezinenleri ya da başka bir şeyi de görebilirler.
Caminin mimarı Hüsrev Tayla: İçeri girince çok üzüldüm. Paranız çok diye de illa ortaya altınları filan serpiyorsanız, ortaya başka şeyler çıkıyor. Benim mimarimi bozmuşlar, yalnızca süsleme açısından da değil, dışarıdan baktığınız zaman benim ince ince yaptığım yerlerin üstüne böyle birtakım kuşaklar geçirmişler, cephelerde benim istemediğim şeyleri yapmışlar. (18/ 10/ 2009)
Kelimeler:  
Tarih: 09.11.2009 22:38
Görüntülenme: 1135
İndirilme: 0
Oylama: 0.00 (0 Oy(lar))
Dosya boyutu: 108.6 KB
Ekleyen: Mustafa Cambaz

Powered by DNAsoft