Kayıtlı kullanıcılar
Kullanıcı
Şifre

Beni hatırla


Karışık fotoğraf

yıldırım türbesi
yıldırım türbesi
Yorumlar: 0
Mustafa Cambaz

şehzadebaşı camii
şehzadebaşı camii

            

Önceki Fotoğraf:
şehzadebaşı camii

 
 Sonraki Fotoğraf:
şehzadebaşı camii


şehzadebaşı camii
Açıklama: Şehzade Camii'nde masif duvarların yerine ilk kez dış mimaride revak kullanılmıştır...
Mimar Sinan’ın inşa ettiği ilk sultan camisi olan ve Kanuni’nin biricik şehzadesi adına yapıldığı için büyük bir özen gösterdiği Şehzadebaşı Camii’nin, 1990’lı yıllarda yapılan restorasyonu sırasında, Sinan’ın büyüklüğünü gösteren ilginç bir olay yaşanmıştır. Cami avlusunu çevreleyen havale duvarlarındaki kemerlerdeki bazı çürük taşlar değiştirilecektir. Mühendisler ve ustalardan oluşan bir grup, kemerleri nasıl tamir edecekleri konusunda bir toplantı yaparlar. Altına bir tahta çakacakları kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleriyle ilgili notlar almaya, yeniden yaparken de bu notlardan faydalanmaya karar verirler. Söküm işine kemerin kilit taşından başlarlar. Taşı yerinden çıkardıklarında iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastlarlar. Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kâğıt vardır. Şişeyi açıp kâğıda baktıklarında Osmanlıca yazılmış bir mektupla karşılaşırlar. Mektup Koca Sinan’dandır. Hemen bir uzman bulup okuturlar. Büyük mimarın çağları aşıp günümüze ışık tuttuğu mektubu, okuyanı ve dinleyeni zangır zangır titretecek türdendir:
“Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 4 yüz senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum…” Koca Sinan mektubuna böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolu’nun neresinden getirttiklerini bildirerek, izahlarına devam etmiş ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşasını anlatmıştır…

Taşın ömrünü ve yapı tekniğinin değişeceğini bilen, mektubunda 4 yüz sene dayanacak kâğıt ve mürekkep kullanan Koca Sinan, yaptığı işin kalıcı olması için insanüstü bir çaba göstermiş ve insan hafsalasının alamayacağı bir sorumluluk duygusuyla 4 yüz sene sonraya çözüm üretmiştir…
Son olarak Sinan’ın, “Tezküret-ül Bünyan” adlı eserinde yüzyıllar öncesinden yükselen sesine ve vasiyetine hep birlikte kulak verelim. Şöyle diyor Koca Sinan: “Tasarlayıp uyguladığım birçok cami, mescit ve diğer anıtsal yapıları bir kitapta topladım. Dünya durdukça eserlerimi gören sağduyu sahiplerinin çabamın ciddiyetini anlayacaklarını umarım. O zaman eserlerime insaf ile bakarak, beni hayırlı dualarla anacaklardır inşaallah.” (03/ 08/ 2007)
Kelimeler:  
Tarih: 26.10.2007 20:35
Görüntülenme: 1363
İndirilme: 16
Oylama: 0.00 (0 Oy(lar))
Dosya boyutu: 77.6 KB
Ekleyen: Mustafa Cambaz

Powered by DNA Ajans