Kayıtlı kullanıcılar
Kullanıcı
Şifre

Beni hatırla


Karışık fotoğraf

fatih camii
fatih camii
Yorumlar: 0
Mustafa Cambaz

edirne eski camii
edirne eski camii

            

Önceki Fotoğraf:
edirne eski camii

 
 Sonraki Fotoğraf:
edirne eski camii


edirne eski camii
Açıklama: 2009 yılının son aylarında Eski Camii içinde yapılan ince çalışmalar kapsamında hünkâr ve müezzin mahfillerinin üzerindeki sonradan yapılan yağlı boyalar kazındı. Özel kimyasallarla bir kaç kat boya söküldü. Boyaların kaldırılmasından sonra mahfillerin ilk yapıldığı 1763'lü yıllardan kalan "Edirnekâri" bezemeler ortaya çıktı. Ahşap üzerine uygulanan ve Edirne’de yapılan bu süsleme sanatının sadece Selimiye Camii müezzin mahfilinde olduğu zannediliyordu.
Eski Camii, 1746 yılında büyük bir yangın geçirmiş, bu yangında caminin ahşap kısımlarının büyük bir bölümü yanarak yok olmuş. Günümüze ulaşan ahşap bölümlerse 1746 yangınından sonrasına ait. Fotoğrafta görülen hünkâr mahfili 1763 yılında Sultan 3. Mustafa döneminde yaptırılmış. Aynı özellikleri taşıyan müezzin mahfili de yine 18. yüzyılda yapılmış.
Son yıllarda başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin her yerinde yapılan restorasyon çalışmalarını imkânlarım dahilinde takip ediyorum. Gözlemlerim sonucunda vardığım kanı, özellikle son beş yılda yapılan restorasyonların çok başarılı olduğu yönünde. 2003 yılıda Vakıflar Genel Müdürlüğündeki yönetim değişikliğinin hemen ardından yurt çapında büyük bir restorasyon hareketi başladı. Ancak ilk yıllarda tarihi eserlerin restorasyon işinin her önüne gelen inşaat şirketine verilmesinden kaynaklanan sıkıntılar yaşandı. Edinilen tecrübelerle şirketler elendi, bilimsel çalışmalar yürüten ve araştırmaya önem veren kişi ve kurumlarla yola devam edildi. İyi de oldu. Çünkü son yüzyılların en başarılı restorasyon çalışmaları bu dönemde gerçekleştirildi. Son yüzyılların diyorum çünkü Osmanlı devrinde, 1800’lü yıllardan sonra yapılan restorasyon çalışmalarının çok kötü olduğu bilinir. Eserin orijinalliğini koruma hassasiyeti yoktu ve bazı durumlarda onarılan eser tamamen değiştiriliyordu. Bu özensizlik özellikle camilerin içindeki nakışlarda kendini gösteriyordu. Buna en iyi örnek olarak Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii ve Tophane’deki Kılıç Ali Paşa Camii’ni gösterebiliriz. Her iki camideki son restorasyonda, içerideki nakışlar aslına uygun olarak yeniden yapıldı.
Osmanlı’nın son devrindeki özensizlik Cumhuriyet döneminde tahribata dönüştü. Büyük, küçük bir çok camide nakışlar bazen halisane(!) niyetlerle bazen de kasıtlı olarak aptal boyalarla kapatıldı. Tıpkı Süleymaniye Camii’nin kıble tarafındaki fil ayağında yer alan çiniler, Yavuz Selim Camii’nin müezzin mahfeli tavanındaki kalem işleri, Aksaray’daki Haseki Camii mahfilleri ve buradaki her iki mahfilde olduğu gibi…
Neyse ki kaç kat boya atılırsa atılsın mevcut nakışlar bir şekilde kendini koruyor. Yıllar, yüzyıllar sonra da olsa üzerlerindeki boya katmanları söküldüğünde, bu hazineler tüm güzellikleriyle ortaya çıkıyor.
Kelimeler:  
Tarih: 09.01.2012 15:48
Görüntülenme: 1224
İndirilme: 1
Oylama: 0.00 (0 Oy(lar))
Dosya boyutu: 140.0 KB
Ekleyen: Mustafa Cambaz

Powered by DNA Ajans