Kayıtlı kullanıcılar
Kullanıcı
Şifre

Beni hatırla


Karışık fotoğraf

beylerbeyi bostancıbaşı abdullah ağa camii
beylerbeyi bostancıbaşı abdullah ağa camii
Yorumlar: 0
Mustafa Cambaz

bursa yeşil camii
bursa yeşil camii

            

Önceki Fotoğraf:
bursa yeşil camii

 
 Sonraki Fotoğraf:
bursa yeşil camii


bursa yeşil camii
Açıklama: Bursa Yeşil Camii mihrabının sırlı bir yanı da var. Mihrap nişinin sağ ve solundaki sütunçelerin üstlerinde Farsça iki küçük yazı bulunuyor. Renkli çiniler arasında gizlenmiş gibi duran bu hatlardan sağ taraftakinde, düzgün, okunaklı bir yazıyla ‘Amel-i üstádán-ı Tebriz’, yani ‘Bu, Tebrizli ustaların eseridir’ ibaresi yer alıyor.
Fotoğrafta da görülen sol taraftaysa okunması güç, noktasız ve karışık bir yazı bulunuyor.
‘Pendáşt sitemger in sitem bá men kerd / Der gerden-i o bemand u ber men begozeşt’. Türkçesiyle ‘Sitem eden, zulmeden kişi bu zulmü bana yaptığını sandı; bana yapılan zulüm geçip gitti ama vebáli onun boynunda kaldı’... Zulümden bahseden ve lâneti andıran bu yazının, padişah tarafından inşa ettirilen bir camiye kim tarafından ve niçin yazıldığı konusunda bir bilgi yok.
Bu yazılarla ilgili ilk bilgiyi Murat Bardakçı verdi. Bardakçı da Abdülbaki Gölpınarlı’dan dinlemiş. 17/ 10/ 2004 tarihli Hürriyet gazetesinde bu durumu uzun uzun anlatıyor.
Caminin mimarı Hacı İvaz Paşa, hem mimar hem de devlet adamıydı. Çelebi Mehmed’in ölümünden sonra 2. Murad’ın ilk yıllarında da görevine devam etti. Ancak Veziriazam Çandarlı İbrahim Paşa ile bir iktidar kavgasına tutuştu. Bu durumun kendisine de zarar vereceğinden korkan 2. Murad, İvaz Paşa’yı azletti, gözlerine de mil çektirdi.
Murat Bardakçı yazısında, Yeşil Cami’deki esrarın, Hacı İvaz Paşa ile İranlı çini ustaları arasında düğümlendiğini aktarıyor ve şöyle devam ediyor: “Şimdi, öncelikle bir ihtimal üzerinde duralım ve zulüm sözüyle Hacı İvaz Paşa’nın gözlerin kör edilmesinin kastedildiğini ve ustaların Paşa’ya bağlılıklarından dolayı bu işi yaptıklarını düşünelim... Ama tarihler tutmuyor, zira Yeşil Cami 1419’da tamamlandığı sırada tahtta Çelebi Mehmed bulunuyor, Hacı İvaz Paşa, gücünün zirvesinde ve Paşa felâkete uğradığı sırada caminin ibadete açılmasının üzerinden seneler geçmiş...”
Bence bu ihtimal doğru. Bardakçı tarihlerin tutmadığı söylüyor ama aslında tarihler de tutuyor çünkü cami onun dediği gibi 1419’da tamamlanmadı. Kaynaklar caminin 1419- 1424 yılları arasında yapıldığı bilgisini veriyor. Hatta yarım kaldığı, son cemaat yeri tasarlandığı halde yapılamadığı bilinir. İçerideki tezyinat İvaz Paşa’nın azledildiği 1924 yılına kadar devam etmiş. Büyük ihtimalle Bardakçı’nın da dediği gibi, lâneti andıran bu ifade Tebrizli ustalar tarafından paşaya bağlılıklarından dolayı yazılmış. (11/ 01/ 2015)
Kelimeler:  
Tarih: 26.01.2015 16:29
Görüntülenme: 1765
İndirilme: 1
Oylama: 0.00 (0 Oy(lar))
Dosya boyutu: 174.1 KB
Ekleyen: Mustafa Cambaz

IPTC Info
Byline: MustafaCambaz
Telif Notları:

EXIF Info
Yapım: NIKON CORPORATION
Model: NIKON D600
Pozlama Süresi: 1/13.00000117
Buşluk Verisi: F/5.6
ISO hızı: 1600
Oluşturma Tarihi: 11.01.2015 17:28:51
Merkez Uzunluğu: 300mm

Powered by DNA Ajans