Kayıtlı kullanıcılar
Kullanıcı
Şifre

Beni hatırla


Karışık fotoğraf

cezeri kasım camii
cezeri kasım camii
Yorumlar: 0
Mustafa Cambaz

konya sahip ata camii
konya sahip ata camii

            

Önceki Fotoğraf:
konya sahip ata camii

 
 Sonraki Fotoğraf:
konya sahip ata camii


konya sahip ata camii
Açıklama: (Fotoğrafta, cami duvarı ve türbeyle hangâha bağlanan bölüm görülüyor.)

Sahib Ata Camii; hangâh (dergâh), hamam, çeşme ve türbeden oluşan Sahib Ata Külliyesi’nin bir birimi… Afyon, Kayseri, Sivas, Konya ve Akşehir’de bir çok önemli eserde imzası bulunan güçlü ve hayırsever Selçuklu Veziri Sahib Ata Fahreddin Ali tarafından 1258- 1276 yılları arasında yaptırılmış.
Yakın zamana kadar külliyenin diğer binalarıyla birlikte harap bir vaziyette olan cami, çeşitli devirlerde tamirler görmüş. İki defa yangın geçirmiş, bir minaresi yıkılmış. Tamamen harap olunca, 1871 yılında bugünkü haliyle tekrar yapılmış. Fakat yeniden inşasında küçültülmüş. Cami ilk haliyle oldukça büyükmüş, taç kapıya kadar uzanıyormuş. 1871’deki yapımında taç kapıyla bina arasında bir avlu bırakılmış.
Çifte minaresinden biri yok olan, ibadet mekânı küçülen cami, yarım yamalak da olsa günümüze gelebilmiş. Ancak bu arada çok kötü devirler atlatmış. Külliyenin diğer birimleriyle birlikte yalnız ve bakımsız kalmış.
Bu yalnızlık malûm yıllarda (1930- 40) hat safhaya ulaşmış. Mustafa Kemal, 1931 Konya seyahatinde buradaki ecdat yadigârı eserlerin harap halini ve askerler tarafından kışla olarak kullanımını görünce, dönemin başbakanı İsmet İnönü’ye bir telgrafla emir vererek, içinde Sahib Ata Külliyesi’nin de olduğu bu tarihi eserlerin bir an önce onarılmasını istemiş.
Önemine binaen bu tarihi telgrafı paylaşmak istiyorum:

BAŞVEKİL İSMET PAŞA HAZRETLERİNE

Konya'da asırlarca devam etmiş ihmaller sebebiyle büyük bir harabe içinde bulunmalarına rağmen, sekiz asır evvelki Türk medeniyetinin hakiki şaheserleri kıymettar bazı mebani vardır.
Bunlardan bilhassa Karatay Medresesi, Alâaddin Camii, Sahib Ata Camii ve Türbesi, Sırçalı Mescid ve İnce Minareli Camii, derhal ve müstacelen tamire muhtaç bir haldedir. Bu tamirin gecikmesi, bu âbidelerin inhidamını mucip olacağından, evvela asker işgalinde bulunanların tahliyesinin ve kaffesinin mütehassıs zevat nezaretiyle tamirinin temin buyurulmasını rica ederim.
22. Mart 1933
Gazi Mustafa Kemal

Ne yazık ki bu emir havada kalmış ve uzun yıllar yerine getirilmemiş. Selçuklu mirası dört büyük eser ancak 1996 yılına kadar restore edilebilmiş. Sahip Ata Külliyesi’yse 1998 yılında kısmî bir onarımdan geçirilmiş. Nihayet 2005 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyonu başlatılmış. Ancak bu defa da müteahhit firmanın yıkımıyla karşılaşmış. Birçok tarihi eserin onarımında gördüğümüz eksik, yanlış ya da tahripkâr restorasyon burada tavan yapmış… Firmanın hödük ustaları, külliyenin bir parçası olan hangâhta sekiz asırdan beri parıldayan eşsiz türkuaz çinileri, yenilemek gerekçesiyle balyozlarla kırmışlar. Neyse ki Vakıflar Bölge Müdürlüğü bu katliama erken müdahale ederek, olayı savcılığa intikal ettirmiş ve firmanın ihalesini feshetmiş.
Yeni bir ihaleyle iş başka firmaya verilmiş ve dökülen, kırılan çiniler yerine yerleştirilmiş. Kaybolanların yerine de aslına uygun yeni çiniler konmuş. 2007 yılında tamamlanan restorasyonun ardından da hangâh, Sahib Ata Vakıf Müzesi olarak hizmete açılmış.
İhtişamlı bir taç tapısı olan caminin aslı, Mimar Abdullah oğlu Kelük tarafından yapılmış. Hatlar, geometrik ve bitkisel motiflerle bezeli portalin iki yanında “emzikli” tekniğiyle yapılmış birer orijinal sebil bulunuyor. Daha önce portalin iki köşesinde de, yine bir Sahib Ata eseri olan Sivas Gök Medrese’de olduğu gibi birer minare yükseliyormuş. Ancak bunlardan sağdaki ayakta kalabilmiş.
Caminin mihrap duvarına bitişik olan hangâh (dergâh veya tekke), 1279 yılında inşa edilmiş. Dervişler ve sofilerin kaldığı yer olan hangâh; çini, alçı, taş ve tuğla işçiliğinin nefis örnekleriyle donatılmış. Tam bir çini müzesi…
Sahip Ata Külliyesi, türbenin konumlandırılması açısından önemli… Selçuklular’da daha önce ayrı bir yapı olan türbe, ilk defa burada diğer yapı topluluğuyla birlikte bütünleştirilmiş.
Hangâh gibi caminin mihrap duvarına dışarıdan bitişik olan türbe, göz alıcı mozaik çinilerle bezeli. Türbede Sahip Ata, oğulları, kızı ve toruları medfun.
Hangâhın karşısında yer alan hamam, kadınlar ve erkeklere ait kısımlarıyla çifte hamam tipinde inşa edilmiş. Hamam da yeni restorasyonda ihya edilmiş. (18/ 12/ 2009)
Kelimeler:  
Tarih: 30.12.2009 10:58
Görüntülenme: 2078
İndirilme: 0
Oylama: 0.00 (0 Oy(lar))
Dosya boyutu: 107.0 KB
Ekleyen: Mustafa Cambaz

EXIF Info
Yapım: NIKON CORPORATION
Model: NIKON D200
Pozlama Süresi: 1/160
Buşluk Verisi: F/6.3
ISO hızı: 250
Oluşturma Tarihi: 18.12.2009 15:25:43
Merkez Uzunluğu: 24mm

Powered by DNAsoft