Kayıtlı kullanıcılar
Kullanıcı
Şifre

Beni hatırla


Karışık fotoğraf

eskişehir kurşunlu külliyesi
eskişehir kurşunlu külliyesi
Yorumlar: 0
Mustafa Cambaz

topkapı sarayı- arz odası
topkapı sarayı- arz odası

            

Önceki Fotoğraf:
topkapı sarayı- arz odası

 
 Sonraki Fotoğraf:
topkapı sarayı- arz odası


topkapı sarayı- arz odası
Açıklama: İç saray kapısı Bâbüssaade’nin hemen karşısına kurulan bu oda, devletin resmi mekânıydı. Padişaha önemli haberler burada arz olunduğu için Arz Odası adıyla anılan yapı, aynı zamanda padişahın; elçileri, devlet büyüklerini ve ulemayı kabul ettiği yerdi.
Burası, Divanhane’nin ikinci mercii olarak da görülebilir. Çünkü Divan-ı Hümâyûn toplantılarının son bölümünde, vezirler sultanın huzuruna burada çıkarlardı. “Arza çıkmak” diye adlandırılan bu kabulde, padişaha “Lâyiha”, yani ülke meseleleriyle ilgili hazırladıkları tespit, öneri ve çözümlerin yer aldığı belgeleri sunarlardı.
Sadrazam da divandaki toplantının özeti ve bu toplantıyla ilgili kendi düşüncelerinin yer aldığı “telhis”i sunardı.
Padişah görüş ve önerileri onaylarsa, divanda alınan kararlar kesinleşmiş olur ve uygulamaya geçilirdi.
Eğer karar çok önemliyse, padişah bu emri yazılı olarak bildirirdi. Hattı Hümâyûn adı verilen bu evraklar, tarihî belge niteliğinin yanında, aynı zamanda birer sanat eseridir. Çünkü Osmanlı sultanlarının çoğu hattattır.
Enderun Avlusu’nun ortasında 3. Ahmet Kütüphanesi gibi bağımsız bir yapı olarak kurulan Arz Odası, Enderun Avlusu’na perde gibidir. Bâbüssaade’den içeri bakan, avluyu değil, bu odayı görür.
Dört yüz yılı aşkın bir süre, bütün Osmanlı teşrifatına sahne olan bu mekânın önüne, padişah tahta çıkarken veya bayramlaşma töreni için altın taht konulurdu. Cihad ilân edildiğindeyse, tahtın konulduğu yere sancak dikilirdi.
1826’da 2. Mahmut, yeniçerilere karşı halkı yanına çağırdığında da, sancak buraya dikilmişti.
Arz Odası’nda en hazin olaysa 1808’de yaşanmıştı. Sultan 3. Selim’in “Nizam-ı Cedid” adı verilen yeniliklerine karşı çıkan bir grup, Kabakçı Mustafa liderliğinde isyan etmişti.
Rusçuk Âyânı Alemdar Mustafa Paşa, asilere karşı sultanı korumak için İstanbul’a saraya gelmişti. Bâbü’s Saade Kapısı’nı kırdırarak, Sultan 3. Selim’i kurtarmak için içeri girmişse de hünkârı Arz Odası’yla Bâbü’s Saade arasında başı ve yüzü paramparça edilmiş halde bulmuştu. Bunun üzerine, sultanının naaşına kapanıp dakikalarca ağlamıştı. (26/ 01/ 2010)
Kelimeler:  
Tarih: 17.02.2010 00:12
Görüntülenme: 2058
İndirilme: 2
Oylama: 0.00 (0 Oy(lar))
Dosya boyutu: 110.1 KB
Ekleyen: Mustafa Cambaz

EXIF Info
Yapım: NIKON CORPORATION
Model: NIKON D200
Pozlama Süresi: 1/60
Buşluk Verisi: F/4
ISO hızı: 200
Oluşturma Tarihi: 26.01.2010 15:58:09
Merkez Uzunluğu: 10mm

Powered by DNAsoft