Kayıtlı kullanıcılar
Kullanıcı
Şifre

Beni hatırla


Karışık fotoğraf

istanbulu izliyorum gözlerim faltaşı
istanbulu izliyorum gözlerim faltaşı
Yorumlar: 0
Mustafa Cambaz

hisar camii- boğazkesen mescidi
hisar camii- boğazkesen mescidi

            

Önceki Fotoğraf:
rumeli hisarı camii- boğazkesen mescidi

 
 Sonraki Fotoğraf:
hisar camii- boğazkesen mescidi


hisar camii- boğazkesen mescidi
Açıklama: Cami gitmiş minaresi kalmış yadigâr… Tıpkı Yedikule Hisarı’nda olduğu gibi… Ecdat, yaptığı kaleler ve hisarlar içine mutlaka bir de cami inşa ederdi. İstanbul kuşatması sırasında 90 gün gibi kısa bir zamanda yapılan Rumeli Hisarı’nda da bu uygulama değişmedi. Plânı bizzat Fatih Sultan Mehmet tarafından çizilen ve karşıdan bakıldığında Arapça harflerle Muhammed yazısı şeklinde olan bu güçlü hisar; kuleleri, burçları, surları, depoları, sarnıcı, mahallesi ve camisiyle bir bütün olarak inşa edildi.
Hisarın tam ortasında eski bir sarnıcın üzerine kurulan mescit, İstanbul’un ilk camisiydi. Beş yüz yıl boyunca ibadet edilen bu mabet, aynı hisarın diğer yapıları gibi zamanla harap oldu. 1953’te burçlar ve kalelerin tamirine karar verildi fakat cami onarılmadı. Onarılmadığı gibi yerine 1956 yılında bir konser alanı yapıldı. Beş yüz yıl boyunca ibadet edilen yer oyun sahnesi oldu. Üzerinde şarkılar söylendi… Ne yazık ki bu rezalet halen sürdürülüyor.
Son yıllarda İstanbul’daki bir çok kayıp cami, yerleri kamulaştırılıp işgalden kurtarılarak ihya ediliyor. Yeri ve ölçüleri belli olan bu caminin de bir an önce bu utanç verici işgalden kurtarılması, aslî görevine kazandırılması lâzım…
Bakın, merhum Ekrem Hakkı Ayverdi, yıllar önce 1 Ocak 1979’da Kubbealtı Dergisi’nde yayınlanan makalesinde, bu camiyle ilgili düşüncelerini nasıl paylaşmış: “Her noktası belli, ölçüleri elde olan bir camiin tamamlanmasına ne için teşebbüs edilmez, üstelik karşı çıkılır! Bu camii Fâtih Sultan Mehmed, Rumelihisarı içinde, Boğaziçi’nin iskân sahası olması, o civarda mahallelerin teşekkülüne yol açması gayesiyle yapmıştır. Mescit de değildir, içinde Cuma kılınan bir camidir; minberi vardır.
Bundan kasıt, Bizans zamanında namı nişanı olmayan Boğaziçi medeniyetinin temelini atmaktır. Cuma namazı kılındıktan sonra da etrafta mahallelerin teşekkülü teşvik edilmiş olur.
Bu camiin temel duvarları duruyor, minare şerefeye kadar olduğu gibi mevcuttur. Duvarlarının kalınlığı, irtifaı, istikametleri minare üzerinde aşikârdır. Kadastro’da cami olarak gösterilmiştir.
Bu cami tek başına mütalaa edilemez. Büyük bir abidenin ayrılmaz bir parçasıdır. Aşikârdır ki; Rumelihisarı içindeki camide her gün namaz kılacak, pek bulunmayacaktır, çünkü sapadır. Ama biz bu caminin tamamlanmasını asıl büyük bir manzumenin parçası ve Boğaziçi’nin birinci temel taşı olduğu için gönülden arzu ediyoruz. Bu manzumenin hazin bir halde kalmasına içimiz razı olmuyor.” (06/ 05/ 2012)
Kelimeler:  
Tarih: 30.07.2012 03:27
Görüntülenme: 972
İndirilme: 0
Oylama: 0.00 (0 Oy(lar))
Dosya boyutu: 167.7 KB
Ekleyen: Mustafa Cambaz

EXIF Info
Yapım: NIKON CORPORATION
Model: NIKON D200
Pozlama Süresi: 1/320
Buşluk Verisi: F/9
ISO hızı: 200
Oluşturma Tarihi: 06.05.2012 15:30:06
Merkez Uzunluğu: 24mm

Powered by DNAsoft