Kayıtlı kullanıcılar
Kullanıcı
Şifre

Beni hatırla


Karışık fotoğraf

seyyid battal gazi külliyesi
seyyid battal gazi külliyesi
Yorumlar: 0
Mustafa Cambaz

kılıç ali paşa camii
kılıç ali paşa camii

            

Önceki Fotoğraf:
kılıç ali paşa camii

 
 Sonraki Fotoğraf:
kılıç ali paşa camii


kılıç ali paşa camii
Açıklama: Kurucusu denizci olduğu için, doldurulan denizin üzerine inşa edildi. Zamanla kıyıdan uzakta kaldı. Mimar Sinan’ın yaşlılık dönemi eserlerinden olan Kılıç Ali Paşa Camii, Ayasofya plânının geliştirilmiş bir örneği olarak, çepeçevre revaklı bir balkon gibi Boğaz’ın Avrupa yakasını taçlandırıyor.
Cami, medrese, türbe, sebil ve hamam ile küçük bir külliye olan eser, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa tarafından 1580 yılında Mimar Sinan’a yaptırılmış. Sinan’ın yaşlılık dönemi son eserlerinden olan cami, kurucusunun denizci olması hasebiyle denize doldurulan toprak üzerine inşa edilmiş. Yani yakın zamana kadar sahildeymiş. Ancak, deniz doldurularak daha ileriye Denizcilik İşletmesi binalarının dikilmesi yüzünden bugün kıyıdan biraz uzakta bulunuyor.
Tarih boyunca önemli bir değişikliğe uğramadan günümüze gelen eser, deniz doldurularak yapılan tek camidir. Halk arasında anlatılan hikâyeye göre, rüyasında bir cami yaptırdığını gören Kılıç Ali Paşa, devrin padişahı 3. Murat’a rüyasını açar ve cami yaptırmak için yer ister. Padişah ise, “Sen deryaların serdarısın, gücün yetiyorsa derya üzerine bir cami yap ama sana karadan bir karış bile toprak vermem” der. Bu duruma çok üzülen Kılıç Ali Paşa, Mimar Sinan’ı kendine mimar olarak tutar ve Tophane Rıhtımının kenarına mavnalarla taş, toprak, moloz taşımaya başlar. Mimar Sinan da cami inşasına başlar. Bunu duyan padişah, “Ben lâtife yaptım. Kılıç Ali Paşa istediği yere cami yapsın” der ama gerek Kaptan-ı Derya, gerekse mimarbaşı, başladıkları işi bitirmeye kararlıdırlar. Ancak caminin inşası bir müddet yarım kalır. Bunun da nedeni bu arada hamamın yapılmasıdır. Kaynaklarda anlatılana göre, caminin temelleri atılırken bir işçi, elindeki taşı ustanın yanına kadar getirir, ustaya vermeden tekrar geri götürürmüş. Usta beşinci seferden sonra işçinin kolundan tutup “Bir şey mi var? Taşı kaç seferdir getirip götürüyorsun ama bir türlü bırakmıyorsun” deyince, genç işçi kızara bozara: “Ustam bu gece şeytana aldanmışım. Sabah kalktığımda gusül abdesti almam gerektiği halde yıkanamadım. Bu yüzden taşı kutsal mabede koyamıyorum. Sıkıntım bundan” karşılığını vermiş. Usta derinden sarsılmış. Kaptan-ı Derya bu olayı duyunca caminin inşaatını durdurup hemen yanına hamam ve tuvaletleri inşa ettirmiş.
Kelimeler:  
Tarih: 08.03.2008 23:46
Görüntülenme: 1202
İndirilme: 6
Oylama: 0.00 (0 Oy(lar))
Dosya boyutu: 59.3 KB
Ekleyen: Mustafa Cambaz

Powered by DNAsoft